Takip Edin

GÜNDEM

Milas Ziraat Odası Başkanı Atıcı; “Çiftçimiz Dertli, Yapacak Çok İşimiz Var”

Yayınlanma tarihi

-

Milaslı çiftçileri zor günlerinde yalnız bırakmak istemediği için MİZO 27. Olağan Genel Kurulu’nda yeniden aday olduğunu söyleyen ve çiftçinin takdiriyle genel kurulda yeniden başkan seçilen Milas Ziraat Odası Başkanı İsmail Atıcı, yeni dönem hedefleriyle ilgili açıklama yaptı.

Geçtiğimiz cuma günü yoğun bir katılımla gerçekleştirilen Milas Ziraat Odası 27. Olağan Genel Kurulu’nda yeniden başkan seçilen Milas Ziraat Odası Başkanı İsmail Atıcı, MİZO Yönetim Kurulu Üyesi Fikret Turgut ile beraber, ilçede görev yapan basın mensuplarıyla bir araya geldi. MİTSO Lokali’nde düzenlenen kahvaltı toplantıda açıklamalarda bulunan Milas Ziraat Odası Başkanı İsmail Atıcı, toplantıya katılan ve Milas Ziraat Odası’nın faaliyetlerini kamuoyuna duyuran tüm basın mensuplarına teşekkür etti.

Basının önemine dikkat çekerek konuşmasına başlayan Başkan Atıcı, “1 Şubat’ta üyelerimiz yeniden yeşil ışık yaktı, karnemize iyi yazdı ve bize ‘devam et’ dedi. Genel kurulda geride bıraktığımız dönemi ve geleceğe ilişkin neler hedeflediğimizi sizlerle bir kez daha bir araya gelerek, bu hedefleri yeniden sizler aracılığıyla kamuoyu ile paylaşmak istedik. Basının gözünde biz neyiz, kimiz? Buna bir bakalım istedik. Sizlerin birçoğu benimle birlikte bu sahada, halkı bilgilendirmek adına hep var oldunuz. Doğru ve hızlı bir şekilde, abartmadan veya kendi yorumunuzu habere eklemeden işinizi en iyi şekilde yapmaya çalıştınız. Çalışmalarımızın bölgemize ve tüm Türkiye’ye yayılmasını sağladınız. Bu anlamda Milas basınının ben son derece ehil ve işini doğru bir şekilde, kaliteli gazetecilik yapan insanlardan oluştuğunu görüyor ve sizlere bu anlamda teşekkür ediyorum. Eğer zaten böyle olmasaydı, sadece bir odanın, sektörün, kurumun kaliteli olması, işini en iyi şekilde yapması hem görülmez, hem de çok fazla anlamı olmazdı. Rahatlıkla söylemek gerekir ki ilçemizde topyekün bir birliktelik var.” dedi.

Milas Ziraat Odası’nın geçmiş yıllardaki durumuyla ilgili çarpıcı bilgiler paylaşan Başkan İsmail Atıcı, ilçe gündemine oturan genel kurulla ilgili şu değerlendirmelerde bulundu: “2000’li yıllarda Ziraat Odası’nın yerini bile bulmak mümkün değildi. Kent merkezinde sıkışmış, üyesine yeterli hizmet veremeyen fiziki koşullara sahip bir durumdaydı. Ben bile ilk oda başkanlığına aday olduğumda, Milas Ziraat Odası’nın binasını bayağı bir aradım. Oda başkanı olduktan sonra ilk hizmet binamızı, daha sonra da ikinci hizmet binamızı yaptık. Geride bıraktığımız 21 yıllık sürede, Ziraat Odası’na yeterli bir ilgi ve talep yoktu. Hiçbir seçim döneminde karşımda rakip olmadı. 2018 yılından ibaren sadece Milas’ta değil, tüm ülke genelinde ziraat odalarına karşı bir ilgi-alaka oluştu. Özellikle Büyükşehir Yasası’ndan sonra bu ilgi arttı. Çünkü kırsal kesime ulaşmanın, çiftçiye ulaşmanın en kısa yolu Ziraat Odalarından geçiyor. Siyasi kurumlar oda yönetimleriyle daha sıkı ilişkiler kurmaya, bizlerin dolayısıyla çiftçinin sorunlarıyla daha yakından ilgilenmeye başladılar. Böyle bir strateji izliyorlar. Dediğim gibi bu sadece Milas’a özel bir şey değil. Beni hepiniz yakından tanıyorsunuz. Bugüne kadar hiçbir siyasi partinin arkasına takılmadım. Odamızı hiçbir partinin arka bahçesine dönüştürmedim. Her siyasi partiye aynı mesafede durdum. Yönetimdeki arkadaşlarım da öyle Kaldı ki yönetimde her siyasi düşünceden arkadaşım var. Kimi zaman ben veya arkadaşlarımı siyasetin içine çekmeye çalışlar ancak başaramadılar. İşte böyle bir dönemde bazı arkadaşlarımız aday olmak için yola çıktılar, üyelerimize delegelerimize ulaşarak projelerini anlattılar. Demokrasi adına gerçekten güzel bir şey ve ben şahsen aday olan arkadaşlarıma teşekkür ediyorum ancak üzüldüğüm, bu süreçte yalan-yanlış, bazen de iftira boyutunda bazı söylemlerde bulunuldu. Bunların olmaması gerekir. Bakın önümüzde bir yerel seçim var. Seçimi kazanma adına rakipler birbirlerine iftira atmamalı, seviyeyi düşürmemeli Saygı-sevgi çerçevesinde bu süreçleri yaşamalıyız. Sonuçta hepimiz bu ilçede yaşıyoruz ve birbirimizin yüzüne bakıyoruz. Muhalefetsiz iktidar olmaz Dolayısıyla biz ne kadar şunu yaptık, bunu yaptık desek de, çiftçimizin gözünde bunların ne kadar karşılığı olduğunu görmek için, genel kurullarda birden fazla aday olmalı diye düşünüyorum. Nitekim kasım ayında delege seçimleriyle başlayan süreçte her iki grup da çalışmalarını yaptı ve sonuç, oy kullanan 124 delegenin tercihi ile neticelendi. Bundan sonraki süreçte de farklı adaylar, farklı gruplar ortaya çıkacak ve çekişmeli genel kurullar olacaktır. Bu da Odamız adına, çiftçilerimiz adına sevindiricidir. Bir kez daha genel kurula gelerek oy veren üyelerimiz başta olmak üzere tüm katımcılara teşekkür ediyorum. Herkes genel kurulun, seviyeli ve demokratik bir ortamda geçmesi için azami bir gayret gösterdi”

Milas Ziraat Odası Başkanlığı makamının çok hassas ve özveri isteyen bir görev olduğuna dikkat çeken Başkan Atıcı, MİZO’nun çok geniş bir coğrafyaya hitap ettiğini ifade ederek, “Neden 4 yıl daha taşın alna elimi koydum sorusu ile başlamak istiyorum. Milaslı çiftçilerimizin sorunları bitmiş değil ve tarımın durumu iyiye gitmiyor. Geçmiş yıllara göre kayıtlı üye sayısındaki düşüş bize bunu çarpıcı bir şekilde gösteriyor. İyi günde iyiyken, bu zor günlerde Milaslı çiftçilerimizi yalnız bırakmak bana yakışmazdı ve başkan adaylığımın doğru olacağı yönünde çiftçilerimizden yoğun bir talep gördüm. Bu sebeple de yeniden başkanlığa aday olmaya karar verdim. Görev ve sorumluluğumuzda yaklaşık 200 km’lik bir alan var. Tarımın her alanında, hayvancılıkta her geçen gün gelişme gösteren, modern yöntemlerle üretmekten yana olan üyeye sahibiz. 132 mahallemiz var ve tümüne hizmet götürmek durumundasınız. Girdi maliyetlerinin yüksek olmasına, üreticimizin hak ettiği geliri elde edememesine rağmen çiftçilerimiz bir şeyler yapmaya çalışıyorsa, oda olarak bizler de onlara en iyi hizmeti sunmak zorundayız. Onların tüm sorunlarını bilen, bu sorunları bizzat yaşayan biri olmak durumundasınız. Bugün aktif 14 bin 451 üyesi bulunan bir sivil toplum kuruluşu olarak, birlik ve kooperatiflerle, ilçemizdeki diğer sivil toplum kuruluşlarıyla, yerel yönetim ve siyasi partilerle birlik ve beraberlik içerisinde hareket ederek, hem üreciye, hem de tüketiciye sağlıklı ve piyasa şartlarında uygun fiyatlarla ürünleri sunmaya çalışmalıyız.” dedi.

Milas Ziraat Odası’nın yeni dönemde gerçekleştirmek istediği hedefler ve çalışma planları hakkında açıklama yapan Atıcı, Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) ile ilgili, iki ilde pilot bölge olarak başlanılan uygulamanın Muğla’da da yürürlüğe girmesini talep ettiklerini belirterek şunları kaydetti: “Eğer biz bir meslek odası isek, nasıl ki ticaretle uğraşan insanlar Milas Ticaret ve Sanayi Odası’nda veya Esnaf Odası’nda her türlü iş ve işlemlerini yapabiliyor, bunun için de başka bir kuruma gitmiyorsa, benim odama kayıtlı üye de, tüm işlemlerini kendi binasında yapabilmeli. Oysa çiftçimiz, çiftçi belgesi almak için bize geliyor, belgeyi alıyor sonra da İlçe Tarım Müdürlüğü’ne giderek, ÇKS Belgesi alıyor. Bu, çiftçi için zaman kaybı ve eziyettir. 6964 Sayılı Yasa, ‘Çiftçinin meslek odası, ziraat odasıdır’ diyor. Eğer çiftçilik meslek ve biz de meslek odası ise o zaman bu işleri bizim yapmamız gerekiyor. Bu konuyu Genel Başkanımız Sayın Şemsi Bayraktar ve tüm ziraat odası başkanları olarak bu konuda altyapı olarak hazır olduğumuzu bakanlığa ilettik. Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı nezdinde de bu konu konuşuldu. Son olarak Aydın’da yapılan toplanda Sayın Tarım Bakanımıza konu bir kez daha iletildi. Sayın Bakan da ‘Devletin mühendisi, teknikeri akşama kadar bilgisayar başında oturup, bu tür işlerle uğraşmamalı. Bizim görevimiz sahaya çıkıp, seraya-tarlaya-ağıla gitmek ve çiftçinin yanında olmaktır. Varsa sorun, yerinde görmeli ve çözüm üretmelidir’ diyor. Bu konuda ilk adım olarak Aydın ve Bursa pilot bölge olarak seçildi. Biz de Muğla’daki ziraat odaları olarak bu yetkinin bize de verilmesini istiyoruz.”

“Tarımsal sulama sorununu tam anlamıyla çözemedik” diyerek geçtiğimiz yıl yaklaşık 6 milyon m3 suyun, tarımsal sulama için çiftçiye sunulduğunu ancak bu miktarın oldukça yetersiz olduğunu söyleyen Atıcı, “Bu rakamla ancak yüzde 25’lik bir tarım alanı sulanabildi. İki barajdan temin edilen ve Sarıçay üzerinden tarlaya ulaştırılan bu su yetersizdir. Özellikle Yaşyer Savran ve çevresindeki arazilerin bulunduğu bölge tuz oranının yüksek olduğu yerlerdir. Oysa bu bölgeler her türlü tarımsal ürem için son derece verimli toprakların olduğu yerlerdir, ancak bölgedeki su kaynaklarının tuzlu olması nedeniyle tarımsal sulamada kullanılamaması, sorunun tam olarak çözülmemesine neden olmaktadır. Dolayısıyla, mutlaka bölgemizde yapımı planlanan diğer barajların da bir an önce yapılması ve çiftçinin hizmetine sunulması gerekiyor. Biz bugüne kadar taşıma su ile değirmeni döndürmeye çalıştık. Eşence Barajı’nın yapılması için çalışmalar hızlandı, bu da sevindirici bir gelişmedir. Ancak Eşence Barajı ile Yeniköy Barajı’nın birleştirilmesi fikrine de şahsen karşıyım. Her iki baraj ayrı ayrı yapılmalı ve bölgedeki çiftçinin hizmetine sunulmalıdır.” dedi.

Muğla’da ilk kez tarımsal danışmanlık hizmetini Milas Ziraat Odası’nın başlattığını hatırlatan ve bu hizmetin önemine dikkat çeken Atıcı, kısa bir süre önce ikinci danışmanı göreve başlattıklarını söyledi.
“Bu arkadaşlarımız ayrı bölgelerde görev yapacaklar ve sahada bizzat çiftçimizin ayağına giderek, onlara her türlü tarımsal desteği verecekler. Bölgemizde 60 çiftçimiz ile sözleşme imzalandı, çünkü bu sayı bakanlığın zorunlu tuttuğu bir sayıdır. En az 60 çiftçi ile sözleşme yapılması gerekiyor. Dolayısıyla bir arkadaşımız bu 60 çiftçiye hizmet verirken, diğer arkadaşımız da farklı bölgedeki çiftçimizin yanında olacak.” diye konuşan Atıcı, MİZOTAR’da piyasaya göre uygun fiyatta satışa sunulmaya çalışılan tarımsal alet ve makine çeşidini arttırmak için çalışma başlattıklarını, çiftçiye verilen desteklemelerden kesilen stopajın kaldırılması için de girişimde bulunmaya devam edeceklerini söyledi.
Milas tarımına dair önemli paylaşımların yapıldığı toplantı, basın mensuplarının sorularının Başkan Atıcı tarafından yanıtlanmasıyla ve hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.

Devamını oku
Yorum Yaz

Bir Cevap Yazın

GÜNDEM

Büyükşehir Muğla’ya 2 Milyar 737 Milyonluk Yatırım Yapacak

Yayınlanma tarihi

-

Muğla Büyükşehir Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü tarafından organize edilen basın buluşmasında Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün ile Muğla genelinde görev yapan gazeteciler bir araya geldi.

Basın buluşmasına Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün, CHP Muğla Milletvekili Süleyman Girgin, CHP Muğla İl Başkanı Adem Zeybekoğlu, Büyükşehir Belediyesi Daire Başkanları ve gazeteciler katıldı.

Toplantıda seçimle ilgili görüşlerini dile getiren Başkan Gürün, “Seçim boyunca çok önemli bir görevi yerine getirdiniz. Seçimin sakin bir şekilde geçmesini sağladınız ve vatandaşlar arasında manşetlerle onları ayıran bir yayın ilkesi Muğla’da geçerli olmadı. Bu konuda sizlere teşekkür ediyorum. Muğla’da seçim, yoğun bir mücadele içinde geçti ve vatandaş tercihini bizden yana kullandı. Büyük hadiseler yaşamadan Muğla’da yerel seçimi atlattık” dedi.

Osman Gürün ardından gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gürün, İstanbul’da seçim sürecinde yaşananlara değinerek, “İstanbul’da seçim tam olarak sonuçlanmadı. Türkiye bunu hak etmiyor. İstanbul seçmeninin iradesine saygı duymamız gerekiyor. Umuyorum ki YSK en kısa sürede seçimi sonuçlandırır ve İstanbul Türkiye gündeminden çıkar” diye konuştu.

“Kılıçdaroğlu ve Türkiye’ye geçmiş olsun”
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun uğradığı saldırıya da değinen Osman Gürün, “Bu sadece Kemal Kılıçdaroğlu’na yapılan bir saldırı değil. Demokrasiye yapılan saldırıdır. Ülkenin huzuruna yapılan bir saldırıdır. Ben Sayın Kılıçdaroğlu saldırı sonrası sakinliğini koruyarak ülkenin karışıklığa uğramaması için demokratik tepkisini göstererek farklı eylemler içine partiyi ve bizleri sürüklemedi. Bunu iyi değerlendirmemiz gerekiyor. Şehit hepimizin şehidi. Cenazeye kimlerin katılacağına kimse karar veremez. Şehitlik bizim dinimizde en yüksek paye. Keşke tüm şehit cenazelerine hep beraber katılabilsek. Bu tarz hareketler sahip olduğumuz önemli değerlerin tartışmaya açılmasına yol açıyor. Kılıçdaroğlu’na karşı yapılmış bu hareketin nasıl olduğu, daha önceki bazı söylemlerin bu hareketin yapılmasında tetikleyici rolü var mı, bu iş organize mi araştırılması gerekiyor. Ben sayın genel başkanıma ve Türkiye’ye geçmiş olsun diyorum” diye ifade etti.

Gürün konuşmasının devamında, “Bu seçimde vatandaş tepkisini gösterdi. Bizler 4,5 yıl bu parlamento ve Cumhurbaşkanı ile çalışmaya devam edeceğiz. Öyleyse kalan 4,5 yılda ülkenin idare ediliş şeklinin tekrar gözden geçirilmesi gerekiyor. Bizim sıkıntımız öncelikle hukuk ve demokrasi. İkisi olmadan ekonomide ileri gidemeyiz. Şuan genlerin yüzde 25’i işsiz. Bizim süratle seçim döneminden çıkıp ekonomiye, hukuk ve adalette oluşan eksikleri gidererek topluca hareket etmemiz lazım. Ekonomik sıkıntıyı herkes hissediyor ve bu böyle sürdürülemez. Türkiye İttifakı sözü kendi içinde çok değerli. Ama sadece iki kelime bizim gelecekte ulaşmamız gereken yere bizi ulaştırmaz. Onun içini doldurmamız gerekiyor. Bu ittifakı talep eden en üst makam Kılıçdaroğlu’na yapılan saldırıdan sonra genel başkanımıza geçmiş olsun demedi, yapanlar yakalanacak, ülkemizin barışa ihtiyacı var demedi, demesi gerekirdi. Bu şekilde Türkiye İttifakı sözünün içeriği ortadan kalkmış oldu. Keşke öyle olmasaydı. Çünkü Türkiye’nin sıkıntıya girmesi, hepimizin sıkıntıya girmesi demektir. Şuandaki sistem Türkiye’nin sistemine uymuyor. Bundan bir an önce kurtulup, Mustafa Kemal Atatürk’ün zor şartlarda kurduğu Cumhuriyet’in kurumlarını tekrar ayağa kaldırmamız ve onu Türkiye’nin yönetimi olarak koymamız gerekiyor. Anlaşıldı ki bu sistem ülkemiz şartlarına uygun değil” dedi.

Gürün: “Türkiye’de tansiyon düşürülmeli”
Osman Gürün, “Birinci olarak İstanbul’un artık tartışılmayacak şekilde gündemden çıkarılması lazım. İkinci olarak Cumhurbaşkanının tüm liderlerle bir araya gelip, ülkenin geleceği adına acilen bir danışma toplantısı yapması gerekir. Oradan ortak karar ile çıkan sonucun, içimden geçeni söylüyorum. Çıkan kararların tüm liderler tarafından birlikte kamuoyuna deklare edilmesi lazım. O zaman Türkiye’de tansiyon birden düşer. Buna da şiddetle ihtiyacımız var” diye konuştu.

“2 Milyar 737 Milyon yatırım yapacağız”
Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün konuşmasının sonunda, “Yerel yönetim olarak biz yine 13 ilçemize eşit mesafede, öncelikler tanıyarak hizmet etmeye devam edeceğiz. Geçen dönem Muğla’da 5 yıl içinde en fazla yatırımı Muğla Büyükşehir Belediyesi yaptı. 1 Milyardan fazla yatırım yaptık içinde devredilen borç ile birlikte. Önümüzdeki dönem altyapı ile ilgili çok önemli yatırımlar yapacağız. Önümüzdeki dönem ödeyeceğimiz borçla beraber 2 Milyar 737 Milyon yatırım yapacağız. Çok önemli bir rakam. Bunu gerçekleştireceğiz. Muğla’ya alt yapı için harcanması gereken para 5 Milyar lira. Bunun 1 Milyar lirasını önümüzdeki dönemde vereceğiz. Daha 4 Milyar yatırım yapılması gerekiyor” dedi.
Toplantı soru cevap şeklinde devam etti.

Devamını oku

GÜNDEM

Bodrum’daki Kaçak Yapıların Yıkımına Başlandı

Yayınlanma tarihi

-

Bodrum Belediye Başkanı Ahmet Aras, ikinci konut uygulamaları ve İmar Barışı nedeniyle hızla artan kaçak yapılaşmaya karşı seferberlik başlattı. Aras, 1 Nisan 2019 tarihinden itibaren Bodrum Yarımadası genelinde tespit edilen 101 adet kaçak yapı için müdahale sürecinin başladığını söyledi.

Başkan Aras, bugün Bodrum Belediyesi önünde halka açık bir basın toplantısı düzenleyerek, kaçak yapılaşma ile mücadele kampanyası hakkında kamuoyunu bilgilendirdi. Belediye Başkan Yardımcıları Ummahan Yurt, Turgay Kaya, Önder Batmaz ve konu ile ilgili birim amirlerinin de hazır bulunduğu toplantıda Bodrum’un geleceğini tehdit eden sürece dair çarpıcı açıklamalar yapan Aras, vatandaşlara “Yanlış yaptıysanız lütfen düzeltin, bizim müdahale etmemizi beklemeyin.” çağrısında bulundu.

1 Nisan 2019 tarihinin Bodrum için milat olduğunu söyleyen Aras, Bodrum halkına seslenerek “Vatandaşlarımızdan çok büyük duyarlılık bekliyoruz. Lütfen kaçak yapı ile ilgili yaptığınız yanlışları düzeltin, bizim gelip müdahale etmemizi beklemeyin. Biz size sonuna kadar destek oluruz.” dedi. Kaçak yapı mücadelesinde tamamen adalet duygusuyla hareket edeceklerini belirten Aras, “Bir kişiye bile iltimas, kayırma yapmayacağız. Bu konuda çok kararlıyız. Aksi taktirde Bodrum’u dönülmez şekilde kaybedeceğiz” diye konuştu.

Kaçak yapıların tespitinin zorlu bir süreç olduğunu anlatan Aras, bu amaçla vatandaşları da sürece dahil etmek için bir WhatsApp ihbar hattı kurulacağını belirtti. Başkan Aras, “Gördüğünüz her kaçak müdahalenin bilgisini bize verin, fotoğrafını çekin, adresini yazın ve bize gönderin. Biz hepsine müdahale edeceğiz.” dedi.

1 Nisan tarihinden itibaren Bodrum’da 101 adet kaçak yapıya müdahale edildiğini, bunlardan 4 tanesinin yıkım kararının da alındığını bildiren Aras, yıkımlara başladıklarını ve basın toplantısının gerçekleştiği dakikalarda Güvercinlik’teki kaçak bir yapının yıkımının da gerçekleştirildiğini söyledi.

“Amacımız kimsenin binasını yıkmak değil, gayrimeşru işlerin önüne geçerek bu konuda caydırıcı olmak” diyen Aras, kaçak yapılar nedeniyle tüm vatandaşların mağduriyet yaşayabileceğine de dikkat çekerek şöyle devam etti:

“Bu yapılaşma belli bir süre sonra sizlerin hayatını etkileyecek. Elektriğiniz, suyunuz kesilecek. Trafoların, taşıma hatlarının kapasitesi belli. Su konusunda yaz aylarında yaşanan sıkıntılar ortada. Birkaç hafta sonra birçok bölgede elektrik kesintileri yaşanabilecek. Sular kesilecek. Bizler, milyonlarca liralık yatırım da yapsak bu yanlış büyümeye cevap veremez hale geleceğiz. Bizim tek derdimiz Bodrum’u korumak ve bu dünya mirasını gelecek nesillere taşımak. Çocuklarınızı düşünüyorsanız, üç gün sonra elektrik, su sıkıntısı yaşamak istemiyorsanız, lütfen duyarlı olun ve kaçak yapılaşmaya izin vermeyin”

Bodrum’un artık bir sayfiye yeri olarak değil, yaz kış yaşanan bir metropol olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Bodrum Belediye Başkanı Ahmet Aras, 200 bin nüfusu ile yarımadanın tüm bölgelerine alt ve üst yapı hizmeti götüreceklerini belirterek “Ancak bu hızlı yapılaşmaya devam ettiğimiz taktirde, yaptıklarımız yeterli olmayacak. Bunun için de tüm gücümüzü kullanarak kontrolsüz yapılaşmanın önüne geçmek durumundayız.” diye konuştu.

Bodrum’da sadece şahıs mülkiyetlerinin değil, kamu arazilerinin de işgale maruz kaldığını belirten Aras, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bütün vatandaşlarımızın bu durumla yüzleşmesi gerekiyor. Belediyeden izin almadan, başvuru yapmadan mandalina bahçelerine, kıyılarına, dağlara, tepelere toplu konutlar yapılmaya başlandığını görüyoruz. Hiç kimsenin Bodrum’un geleceğini karartmaya, tahrip etmeye, kıyısını dağını tepesini çevresini bozmaya hakkı yok. Bodrum’u Bodrum’da yaşayanlardan korumamız gerekiyorsa, biz bunu da yapacağız ve bu ihanet sürecine asla seyirci kalmayacağız. Doğaya verilen tahribat insanlık suçudur. Biz sadece yıkarak bertaraf etmeyeceğiz bu tahribatı. Bunları yapan insanlara da hukuki süreç başlatacağız.”

Çevreye doğaya, insana saygılı yatırımlara destek olacaklarını ancak yanlışın da hiçbir kayırma, ayrım ve iltimas gözetmeden karşısında duracaklarını vurgulayan Aras, “Bodrum tabii ki büyüyecek. Ama bu büyüme, bizim standartlarımızda olmak zorunda. Bodrum’un dokusunu, kültürünü, tarihini yok ediyorsa bu büyümeye karşıyız. Biz belediye olarak bununla ilgili önlemlerimizi alacağız. Mimar ve mühendis arkadaşlarımız yanlış projeleri lütfen savunmasınlar. Bodrum’un geleceğine zarar verecek hiçbir yatırımın altına imza atmasınlar.” diye konuştu. Aras, kaçak yapılaşma ile mücadele sürecine TMMOB ve Mimarlar Odası’nın da dahil edildiğini sözlerine ekledi.

Toplantıda daha sonra Bodrum Belediyesi İmar İşlerinden Sorumlu Başkan Yardımcısı Turgay Kaya söz alarak kaçak yapılarla mücadelede hukuki süreç konusunda bilgi verdi. Kaçak yapılara 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 32. ve 42. ve 16’ncı maddeleri ile 775 sayılı Gecekondu Kanunu kapsamında müdahale edildiğini anlatan Kaya, vatandaşların herhangi bir cezai yaptırıma maruz kalmamaları için kaçak yapı girişiminde bulunmaması gerektiğine işaret etti. Kaya, 31 Aralık 2017 tarihinden sonra yapılmış her yapının kaçak statüsünde olduğunu söyleyerek “Yasalar çerçevesinde müdahale yapıyoruz. Biz belediye olarak bu tür kovuşturmaları yapmak istemiyoruz. Vatandaşlarımız bize müracaat etsinler, izin alsınlar, planların elverdiği ölçüde gereken tüm desteği kendilerine veririz” dedi.

Bodrum’da Çetiliburnu, Küdür ve Adalıyalı’da devam eden kaçak yapılarla ilgili bir soruya yanıt veren Başkan Aras, Çetiliburnu’ndaki inşaatın durdurulduğunu ve yapılan dolgunun kaldırılması için çalışma başlatıldığını, Küdür’de de mevcut kaçak yapıların verilen süre zarfında kaldırılacağını söyledi.

Devamını oku

GÜNDEM

Kaymakam Yıldız: “Zeytinköy’de Vatandaşın Kararsızlığı Süreci Uzattı”

Yayınlanma tarihi

-

Menteşe İlçesi Zeytin Mahallesinde çıkan yangının üzerinden 500 gün geçmesi ve evlerin yapımına başlanamaması ile ilgili Menteşe Kaymakamı Caner Yıldız açıklamalarda bulundu. Yıldız, hak sahiplerinin konut yapım türü konusunda karar verememelerinin süreci uzattığını, 7 kişinin evraklarını tamamlamadığını, 4 kişinin ise imar sorunu olduğunu dile getirdi.

“Vatandaşlarımızın her türlü ihtiyacını karşıladık”
Menteşe Kaymakamı Caner Yıldız açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “İlimiz Menteşe İlçesi Zeytinköy Mahallesinde 06.09.2017 tarihinde meydana gelen yangın afeti ile ilgili olarak;
Kesin hasar tespit sonuçlarına göre 57 konut, 12 ahır yıkık/ağır hasarlı, 4 konut orta hasarlı, 2 konut az hasarlı olmak üzere toplam 75 hasarlı yapı tespiti yapılmıştır.
Hak sahibi olmak için Talep Taahütnameveren sayısı 43 olup komisyonca hak sahipliği kabul edilenlerin sayısı 31’dir.(25 konut,6 ahır)
İlk günden itibaren afetzede vatandaşlarımızın her türlü ihtiyaçları karşılanmış, barınma amaçlı önce çadır sonra konteyner tahsis edilmiş, ayni ve nakdi yardımlar yapılmıştır” dedi.

“Hak sahipleri kararsız kaldı süreç uzadı”
Yıldız açıklamanın devamında, “Ön hasar ve kesin hasar tespit çalışmaları, itiraz hasar tespitleri ve bunlara ait toplam 135 günlük ilan süreleri, hak sahipliği çalışmaları, hak sahiplerinin konut yapım türü konusunda karar verememeleri, önce evini yapana yardım (EYY), daha sonra ihale usulünde karar kılmaları sonucunda dilekçe ve eki belgeleri ancak 18.12.2018 tarihinde müdürlüğümüze teslim etmeleri sonucunda sürecin uzadığı düşüncesi oluşmuştur.Ancak Vatandaşın talep ve müracaatı olmadan arsası üzerinde herhangi bir tasarrufta bulunulamamıştır” diye ifade etti.

“7 kişi karar veremedi, 4 kişinin imar sorunu var”
Kaymakam Yıldız konuşmasının sonunda, “18.12.2018 tarihindeki müracaatlar sonrasında yer seçim komisyonu oluşturulmuş, komisyonca parsellerde incelemelerde bulunulmuş, kurum görüşleri alınmıştır. İmar durumu uygun olan 14 hak sahibi için Yer Seçim Protokolü hazırlanarak 21/02/2019 tarihinde onay için Başkanlık Makamına sunulmuş, 09.04.2019/54257 sayılı Bakanlık onayı ile yer seçimi protokolü onaylanmıştır. Bu aşamadan sonra Başkanlıkça proje çalışması ve ihaleyi yapacak kurum belirlenerek (Çevre ve Şehircilik,YİKOB,AFAD) ihale süreci başlayacaktır.
İmar sorunu bulunan 4, karar veremeyen 7 hak sahibi de evraklarını tamamladıklarında istedikleri zaman konut yapım türlerinden birini tercih ederek müracaatlarını yapabileceklerdir” diye konuştu.

Devamını oku

POPÜLER